YEŞİLHİSAR İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ

İlçemiz
Halk kütüphanesinin Tarihçesi:
İlçemiz Halk Kütüphanesi binası , 1965 yılında Yeşilhisar ‘ımızda kurulan Kütüphane yaptırma ve yaşatma derneği tarafından yaptırılmıştır. O tarihteki dernek başkanı Avukat Osman Yalçın DEĞİRMENCİ ve kurucu üyeleri tarafından beş yıl süreyle görev yapmışlardır.
1970
yılında inşaatı tamamlanmış olan kütüphane
binası halkımızın hizmetine sunulmuştur. Dernek yöneticileri tarafından Bakanlığımızca atanan görevli
memura kütüphanenin devri yapılmış hizmet vermeye devam etmiştir. İlçemiz halk kütüphanesi amacına uygun olarak
inşa edilmediğinden dolayı yetersiz gelmektedir. Bu nedenle 100 m2 lik salonumuzda
Yetişkinler bölümü, Çocuk bölümü, Müracaat bölümü, Süreli yayınlar bölümü ve
genel kitaplar bölümü olarak hizmet vermektedir. Şu anki binamızın çok iyi bir hizmet
verebilmesi için binamızın büyütülmesi gerekmektedir.
Binamız Milli Emlak Genel Müdürlüğüne ait olup süresiz kullanma hakkı
Bakanlığımıza aittir. Kütüphanemiz 1999 yılında genel bakım ve onarımı yapılmış
ve büyük oranda sorunları giderilmiş bu günkü hali ile halkımıza ve okurlarımıza
hizmet vermeye devam etmektedir.
Kütüphanemizin
Görev Alanı :
İlçemiz halk Kütüphanesi, merkezimize ve merkezimize
bağlı bulunan köylerimiz ve taşra teşkilatına
hizmet vermektedir. Kütüphanemiz İlçe ve köylerde bulunan okul Öğrencilerimize , elimizde bulunan kısıtlı
imkanlarla en iyi hizmet vermeye devam
etmektedir. Bütün halkımıza yediden
yetmişine kütüphanemizden faydalanmalarını amaçlayan çalışmalarımızı titizlikle
sürdürmekteyiz. İlçemizin yüzde seksen beşi
çiftçilikle uğraşması nedeniyle okumaya zaman ayıramamaktadır.
Kütüphanemiz
Personel Durumu:
Türkiye Genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak İl, İlçe,
Köy ve Kasabada olmak üzere toplam 1167 adet kütüphanemiz mevcuttur. Bu sayımız
her geçen gün artmaktadır.
Kütüphanemizde
ki Teknik ve Faaliyet Çalışmaları:
İlçemiz Halk Kütüphanesi hizmet
binasında demirbaşta kayıtlı çeşitli konulardan oluşan mevcut 11905 adet
kayıtlı kitaplarımız bulunmaktadır. Kütüphanemizde bulunan kitaplarımız on konu başlığı altında
toplanmıştır. Bunları konularına göre şöyle sıralayalım.
0- Genel konular. 1-
Felsefe Konuları. 2- Dini Konular. 3- Sosyal Bilimler. 4-
Dil Bilimi Konuları.
5- Nazari Bilimler. 6- Tatbiki Bilimler. 7- Güzel Sanatlar. 8- Edebiyat Konuları. 9- Tarih ve Coğrafya Konuları.
10-
Müracaat Kitapları. Guruplar halinde
konu başlıkları kütüphanemizde oluşturulmuştur.
Saymış
olduğumuz konu başlıklı mevcut kitaplarımızdan yıl içerisinde 26948 okuyucumuz
faydalanmıştır. Yıl içerisinde 4742 adet
roman, hikaye ve benzeri kitaplarımız evlerde okunmak üzere kütüphanemizce ödünç olarak okuyucularımıza
verilmiştir. Yıl içerisinde 19 adet
öğrencimiz kütüphanemize üye kaydı
yaptırmıştır. Yıl içerisinde ciltlettirilmiş kitap yoktur. 19 adet süreli yayınlara ait olan
dergilerimiz gelmekte olup okuyucumuz hizmetine sunulmaktadır. Kütüphanemizce
verilen hizmetlerin karşılığında hiçbir okuyucumuzdan ücret talep edilmez.
İlçemiz Halk Kütüphanesi adına yıl içerisinde Kültür
ve Turizm Bakanlığınca satın alınarak kitaplar gönderilir. Bu kitaplarımızın
alfabetik dizini yapılır. Dizini yapılan her bir kitaba demirbaş numarası ve
tasnif numarası verilerek kitaplar üzerine işlenir mühürlenir siz okurlarımızın
hizmetine sunulur. İşlemleri tamamlanan kitaplar raflarda yerlerine
yerleştirilerek koleksiyona kazandırılmış olur.
İlçemiz Halk kütüphanesinde yılın ikinci yarısında
İlçemiz Kaymakamı’ndan onay alınarak sayım komisyonu oluşturulur. Kütüphanemiz de mevcut bulunan kitaplarımızın
sayımı yapılır. Kütüphanemizde bulunan kitapların yıpranması ve kullanılamaz
halde olanları komisyonca alınan kararla demirbaştan kayıtları düşürülür.
Öğrencilerimiz tarafından kaybedilen kitaplarımız kaybeden şahıs tarafından
ödenir. Çalınan kitaplar var ise o kitaplarımız da kütüphanemiz görevlisi
tarafından kitap bedeli devlete ödenir. Bu husus ta bütün okurlarımızdan
duyarlı olmalarını kendilerinden istiyoruz.
İlçemiz halk kütüphanesine ait
olan kitaplarımızın müdürlüğümüzce verilen sayı oranınca elli veya yüz adet
kitaplarımız ciltlenir. Cildin özelliği kitapların ömrünü uzatmak ve daha uzun
süreli kullanmak içindir. Cilt den gelen kitapların sırtlarına kitabın adı,
demirbaş numarası, yazarın soyadının ilk üç harfi yazılır. Kurutularak tekrar
yerlerine yerleştirilir. Tekrar bu kitaplarımıza konularını belirleyen bandrol
dediğimiz renkli şeritler yapıştırılır. Bu çalışmalar kütüphanecilerimizin günü
birlik yapmış olduğu çalışmalardır. Bu çalışmalara kütüphaneci terimi
olarak teknik çalışmalar deniliyor.
Diğer çalışmalar ise gibi yapılan
kutlamalardır. Örnek olarak Kütüphane haftası veya turizm haftası, 23 Nisan vb.
gibi yapılan çalışma ve etkinlere de kütüphaneci terimi olarak faaliyet
çalışmaları deniliyor. Bu çalışma sonuçları rapor halinde İlimiz Kültür ve turizm
müdürlüğüne gönderilir.
Kütüphane
:
Kütüphane, okur ve araştırmacılar tarafından
kullanılmak üzere oluşturulmuş kitap koleksiyonu ve bu tür bir koleksiyonu
barındıran mekân veya yapılara biz kütüphaneler diyoruz. Bu gün kütüphanelerimizde kitapların yanı
sıra süreli yayınlar, film, dia, ses
kaydı, teyp bandı ve CD. gibi düşünce ve sanat eserlerine de yer vermektedir.
Tabi ‘ki bu çalışmalarımız büyük şehir kütüphanelerimiz de mevcuttur. Bu
çalışmalarda zamanla İlçe, kasaba ve köy kütüphanelerimize kadar ulaşması
beklenmektedir. Artık kütüphanelerimiz
de dijital kütüphanecilik dediğimiz İnternet sistemli görsel ve işitsel
çalışmalara hız vererek bütün kütüphanelerimize ağ sistemi örülmektedir.
Kütüphanecilik
:
Kütüphanecilik belirli bir çevrenin veya herkesin
faydalanması için, belli bir amaca göre planlanmış şekilde kitap ve benzeri
basılı malzemelerin bir arada toplanarak organizasyonlu şekilde okuyuculara
hizmet sunan kuruluşlardır.
Batı Kültür çevrelerinin tanıdığı en eski
kütüphaneler, kil tabletlerden meydana gelen Asur- Babür kültür çevrelerine ait
olanlardır. Bunların en ünlüsü MÖ.626 yılından kalma Nün ova - Asurpanibal kütüphanesidir. Tapınaklara
bitişik olarak inşa edilen eski kütüphanelerin ünlüleri İskenderiye, Bergama,
Efes kütüphaneleridir.
İlk Büyük Hıristiyan kütüphaneleri Kayseri, Urfa ve
İstanbul’da kuruldu.
Ortaçağ kütüphanelerinde genellikle kitap mevcudu bini
aşmazdı. Kitaplar büyük bir salonda rahleler üzerine konulurdu ve zincirlerle
rahlelere bağlanırdı. Bu kütüphaneler zincirli kütüphaneler diye anılır ve
tanınır. Üniversitelerin kuruluşları ile ortaya Üniversite kütüphaneleri çıktı.
1243 yılında Sallamanca, 1257 yılında Paris Üniversitesi kütüphaneleri kuruldu.
Değişik evreler geçiren kütüphaneler, Re formasyondan sonra manastır
kütüphanelerinin yerini şehir kütüphaneleri aldı. Daha sonraları bu
kütüphaneler eyaletlerin Devlet ve Milli kütüphanelere dönüşümü meydana geldi
ve halen günümüze kadar kullanımı ve hizmeti devam etmektedir.
Çıkarılan yasalarla basılan
eserler devlet kütüphanelerinde toplandı.
Amerikan demokrasi anlayışına bağlı olarak yeni bir
kütüphane tipi ortaya çıkardı bunlarda Halk kütüphaneleri olarak anılmaya
başlandı. Bugün için eğitim ve toplumsal
bakımdan bir millet üzerinde en etkin kurumlar, okullardan sonra kütüphaneler
olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra özel
kütüphanelerde faaliyete girmiş halka hizmet vermeye devam etmektedir.
Türklerde
Kütüphane :
Türklerde ilk kez Orta As ya da Uygarlığın bir kütüphane oluşturduğu
bilinmektedir. Kara hoca ve Turfan
kazılarında 30.000 kadar yazma eser ortaya çıkartılmıştır. Türklerin İslam dinini kabul ettikten sonra
kurdukları İlk Devlet olan Gazneliler’de
Gazneli Mahmudun büyük saray kütüphanesi ünlüydü.
Büyük Selçuklular döneminde başkent
Meru da
camii içinde yer alan
Aziziye ve Kemaliye
kütüphaneleri, Medrese ve Hatun iye
kütüphaneleri gibi on tane
kütüphane kuruldu. Anadolu Selçuklularında kütüphaneler daha çok Konya da
toplanmıştır. O zamandan bugüne kadar
korunan eserler halen zamanımıza kadar ulaşmıştır.
Osmanlılarda
genellikle bir medrese bünyesinde yer alan kütüphanelerin ilki Osman Bey
döneminde İznik’ de ikincisi Lala şahin paşa tarafından Bursa’da kuruldu.
İstanbul un Fethinden sonra kentteki ilk medrese Aya sof ya yakınlarında
açıldı. Bu kütüphane 1464 yılında kuruldu. Bunu zeyrek camisisindeki Eyüp
sultan, Süleyman iye, Beyazıt olmak
üzere birçok camide Anadolu’da Bursa, Sivas, Van, Kütahya,
Edirne, Safranbolu, Lâpseki gibi kentlerde cami kütüphaneleri
kurulmuştur.
1912 de İzmir ve Kayseri de,
1917 de Eskişehir ve Konya da 1918 de Diyarbakır da 1920 de Bursa da Milli
Kütüphane adıyla yeni kütüphaneler kuruldu.
Kütüphaneci Fethi
KARATAY İstanbul Üniversitesinde bir kütüphanecilik kursu
açtı. 1934 de çıkarılan kanunla 2527
sayılı kanun Türkiye’de basılan her yapıttan beş tanesini İl halk ve milli
kütüphanelerde toplanması hükmü getirildi. 1976 de çıkarılan yasayla TBMM
Kütüphanesinde bu kütüphaneler arasına katıldı.
Adnan ÖTÜKEN in girişimleriyle 16 Ağustos 1948 de Ankara ‘da Milli
Kütüphane açıldı. Devlet tarafından kurulan kütüphaneler sayısı ve özel kütüphaneler
dahil 4000 aşmıştır. Kitap sayısı ise on milyona ulaşmıştır.
Kütüphanelerin Çalışma
Şekilleri :
Kütüphanelerimize amacına uygun yayınlar üç ana
yoldan sağlanır.
1- Satın Alma: Kültür ve Turizm
Bakanlığının yayın secici kurulu üyelerinin uygun gördüğü kitaplar
Bakanlığımızca satın alınarak, nüfus yoğunluğuna göre tüm kütüphanelerimize
dağıtımı yapılarak demirbaş kayıtlarına geçirilir. Okuyucu hizmetine sunulmuş
olurlar.
2- Değiştirme Yolu: Bakanlığımıza bağlı
İl ve İlçe, kasaba, köy kütüphaneleri arasında elinde bulunan çift nüshalı olan
kaynaklar karşılıklı değiştirilir. Bu
yolla kütüphanelerdeki kaynak metaryal sayısı çoğaltılmış olur.
3-
Bağış Kitaplar: Türkiye’deki bulunan
tüm yayın evlerinin ellerinde bulunan fazla basılmış olan kitaplar ve eserler,
halkımız tarafından verilen eserlerin ücret talep etmeden verilen kitaplara bağış diyoruz. Bu yolla
kütüphanelerimizdeki kaynak sayısı daha da çoğaltılmış olarak okuyucuların
hizmetine sunulmuştur. Her kütüphanenin
üç ana işi vardır. 1- Mevcudu çoğaltma yani
daha çok kitap girmesini sağlamak. 2-
Kataloglama.
Kütüphanemize giren kitaplarımızın kimliği veya nüfus
cüzdanı demektir. Her gelen
kitabın Yazar adına, Kitap adına, Kitabın konusu adına tek tek fiş düzenlenir.
Bu hazırlanan fişler katalog dolaplarına alfabetik olarak yerleştirilir. Bütün
okurlarımızın mevcut olan eserlere daha kolayca ulaşmaları sağlanır. 3- Faydalandırma. Bütün
okuyucularımızın her tür kitap ve materyalden faydalanmasıdır.
Kütüphanemize giren bütün eserler çoğaltma bölümünde
envantere geçirilir ve çoğaltma istatistikleri hazırlanır. Kütüphane mevcudunu okuyuculara ve
kütüphanecilere bildirmeye yarayan kataloglar, kataloglama bölümünde
hazırlanır. Bu kataloglama işlemi eğitim almış personellerce hazırlanır. Şu an
kütüphanemizde kataloglama işlemi yapılamamaktadır. Ancak Bakanlığımızca
gönderilen hazırlanmış kataloglarımız çoğaltılarak alfabetik olarak yerlerine
yerleştirilir.
Yaygın kütüphanecilik usullerine göre her yayına,
milletler arası standartlara uygun 7,5 x 12,5 cm boyutlarında
katalog kartları hazırlanır.
Kütüphaneler arası işbirliği büyük ölçüde yaygınlaştığı için bu
kuralları birleştirmek üzere Milletler arası kütüphane kuruluşları arası
çalışmalar yapılır.
Kütüphaneden okuyucu faydalandırmanın çeşitli
yolları vardır. Kütüphanede sadece
kitaplardan faydalandırılır. Süreli yayınların son sayıları ve en çok aranan ve
tek olan müracaat kitapları dışarı verilemez.
Diğer kitaplarımız okuyucularımıza ödünç olarak verilirler.
Evlere ödünç verme bilimsel çalışmaları destekleme bakımından büyük önem taşır. Fotokopi ve mikrofilm konusuda kütüphanelerin büyük sorunlarını çözmüş durumdadır.
İsterse bir araştırmacı fotokopi ve mikrofilm ile bütün dünyanın kütüphanelerini kullanır hale gelmiştir. Bu durum ilçe kütüphanelerimizde mevcut olmadığı gibi söz konusuda olmamıştır. Sadece Milli kütüphanelerimizde mevcuttur.
Evlere ödünç verme bilimsel çalışmaları destekleme bakımından büyük önem taşır. Fotokopi ve mikrofilm konusuda kütüphanelerin büyük sorunlarını çözmüş durumdadır.
İsterse bir araştırmacı fotokopi ve mikrofilm ile bütün dünyanın kütüphanelerini kullanır hale gelmiştir. Bu durum ilçe kütüphanelerimizde mevcut olmadığı gibi söz konusuda olmamıştır. Sadece Milli kütüphanelerimizde mevcuttur.
Yayınlar kütüphane depolarında, bilim kollarına göre
sistematik veya kütüphaneye giriş sırasına göre mekanik olarak
yerleştirilirler. İlçemiz Halk
kütüphanesindeki kitapların dizim sistemi konularına göre mekanik dizilmiştir.
Bunun amacı ise okur ve araştırmacıların zaman kaybı etmeden aramış olduğu konu
ve kaynağa ulaşabilmesi için uygulanır.
Mekanik dizim sistemi dediğimiz düzen ise kütüphaneci için kolaylık ancak okuyucu ve araştırmacılar için büyük zorluktur. Çünkü zaman kaybına ve yığılmalara neden olmaktadır.
Mekanik dizim sistemi dediğimiz düzen ise kütüphaneci için kolaylık ancak okuyucu ve araştırmacılar için büyük zorluktur. Çünkü zaman kaybına ve yığılmalara neden olmaktadır.
Konularına
göre dizilmiş olan kitaplarımız da Müracaat Bölümü, romanlar Bölümü, Çocuk
Bölümü, Edebiyat, Tarih, Yakın Tarih,
Osmanlı Tarihi vb. Konulardan oluşan kitaplarımız ayrı ayrı bölümlerde
toplanmıştır. Öğrenci ve okur
araştırmacılara büyük kolaylıklar İlçemiz kütüphanesinde sağlanmıştır.
Ayrıca kitaplar, dergiler ve başvuru
eserleri için iyi aydınlatılmış ve döşenmiş salonları, bilginlere hazırlanmış
özel çalışma odaları, Katalog odaları Ödünç verme bölümleri ve birbirlerine
bağlantısı olmasına dikkat edilen yönetim, Çoğaltma, kataloglama, paketleme,
Ciltleme, foto atölyesi, gibi iş yerleri bulunur. Büyük kütüphanelerimizde yazma eser, harita,
eski basmalar ve müzik bölümleri mevcuttur.
Ancak;
İlçe, Kasaba ve köy kütüphanelerimizde bu tür çalışmalara imkânlar elvermediğinden
ulaşılamamaktadır. Zamanla teknoloji çağında ilerlemeler kayıt edildiği sürece
zamanı geldiği zaman İlçe kütüphanelerimizde de bu imkânları yakalayarak siz
okuyucularımıza en iyi hizmeti sunacağımızı ümit ediyorum.
Kütüphanelerde uyulması gereken kurallar:
Ödünç
kitap verme:
Halk kütüphanelerimizde, kütüphane koleksiyonu
oluşturan kitap ve görsel işitsel (Video, ses kaseti, CD vb.) materyali
kullanıcılara, kütüphane dışında’da yaralanabilmeleri için ücretsiz ödünç
verilir
.
Kütüphanemizde ancak nadir
eserler, Müracaat eserleri okuyucular tarafından çok sık kullanılan çok sık
aranan eserler ve süreli yayınların son sayıları ödünç verilemez.
Kütüphanemizden evde okumak üzere kitap alacak olan
okuyucularımız üye olma zorunluluğu vardır. Üyelik kartı olmayan okuyucuya
kitap verilmez. Ancak açık adresini belirtici kimlik bıraktığı zaman
verilebilir.
Kütüphanemizden ödünç verilen kitapların süresi 15
gündür. Bu süre içerisinde okuyucunun haber vermesi halinde, bekleyen yok ise 7
gün daha uzatılabilir.
Kütüphanemizde her okuyucuya bir defada üç kitap
verilebilir. Ancak alınan bu kitapların birini okurken diğerlerinin hapis
kalacağından yola çıkarak, diğer okuyucularımızın da faydalanmasını
düşünerekten bir kitap almalarını kendilerin rica ediyoruz. Birincisi bitip teslim edilince ikinci kitabı
almaları daha uygundur.
Kütüphanemize müracaat edip
üyelik kartı ile, evde okunmak üzere ödünç kitap almış okuyucularımız, almış olduğu emaneti zamanında kirletmeden
yıpratmadan kayıp etmeden teslim etmek zorundadır.
Kitapları kayıp eden okuyucular o günün değeri ile kitabı satın alarak veya bedelini ödeyerek teslimat yapmak zorundadır. Bu şartlara uymayan okuyucularımızın üyeliği iptal edilir. Kütüphanemizden faydalandırılamaz.
Kitapları kayıp eden okuyucular o günün değeri ile kitabı satın alarak veya bedelini ödeyerek teslimat yapmak zorundadır. Bu şartlara uymayan okuyucularımızın üyeliği iptal edilir. Kütüphanemizden faydalandırılamaz.
Kurallar dâhilinde kütüphanemizden yediden yetmişine
her kesimin faydalanma hakkına sahiptir.
Kütüphanemizden sorumluluk taşımayan küçük
okuyucularımıza ödünç kitap verilmez. Ancak velileri gelip kütüphanemizden
çocuklarına kitap alabilirler.
Kütüphanemizde kaynak kitaplarımızın yanı sıra
müracaat kitaplarımızın yeterli düzeyde olmaması nedeniyle günümüz konularına
cevap verememektedir. Bu sebeple kütüphanemizde var olan kaynaklarla hizmet
vermekteyiz. Arayıp bulunamayan kitaplar ve kaynakların olmamasından kasıt
aranmamalıdır. Kütüphane görevlilerini
zor duruma düşürülmemelidir.
Kütüphanemizde aranan kitaplar ve konular
kütüphanecinin göstermiş olduğu bölümlerden aranmalıdır. Harici bölümlerden
aranıp kütüphanenin düzeninin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Kitaplar
alındığı yere konmalı rast gele yere konmamalıdır. Her şey kütüphane görevlisinden beklenmemeli
her okuyucunun kendisi araştırma yapmalıdır. Ancak bulunamadığı zaman
görevliden yardım istenmelidir.
Kütüphanemize girişler düzenli
olmalıdır. Gürültüye yer vermeden
sessizce hareket edilmelidir. Salonda sohbet edilmemelidir. Daha başka
araştırmacılarında ders yaptığı veya Üniversiteye hazırlandığı
unutulmamalıdır. Kütüphane görevlisinden
habersiz kitap götürülmemelidir ancak yakalandığı zaman hırsız damgası vurulacağını
arkadaşları ve kütüphaneci gözünde değerini ve saygınlığını kaybedeceğini
unutmamalıdır.
Her kayıp olan kitapları düşük ücretlerle çalışan kütüphane görevlileri
tarafından ödeneceği unutulmamalıdır.
Kütüphane kurallarına uymayan ve görevliyi zor duruma düşüren hareket
yapan okuyucuların sürekli takip edildiği unutulmamalıdır.
Kütüphanemizde küçük okuyucularımıza kötü örnek
olacak bay ve bayan ilişkilerinin kütüphanemize taşınmaması ve bu tür
ilişkilerin kütüphanemiz dışında sürdürülmesi gerekmektedir.
Kütüphanelerin ders çalışma salonları değil
araştırma merkezleri olduğu unutulmamalıdır.
Üniversite kapılarının da kütüphanemiz salonlarından geçtiği
unutulmamalıdır.
.
BİLGİ TOPLUMU
ÇOĞULLAŞTIRIR
Bilginin Önemi
Daha
iyiyi bulma arzusu, teknolojik bilginin ulaştığı sınırsız imkanlarla
birleşerek yeni teknolojik imkanlarla küçülen dünyada, toplumların
bilgilerini
artırarak onları hergün daha ileri noktalara ulaştırmaktadır.
İnsanın yaşadığı tüm zaman dilimlerinde bilgi sürekli ön planda yer
almıştır. Ancak, bilgi hiç bir dönemde bu kadar öneme sahip olmamıştır. Öyle ki,
gelişmişliğin ölçü birimi sahip olunan bilgi, bilginin etkinliği de yeni
bir bilgi
üretimi olmuştur.
Bilginin kullanımı arttıkça üretim yapısı da değişmekte, bilgi; işgücü ve
sermayeden de önemli bir faktör olarak üretime girmektedir.
Bilgi toplumunda en
önemli unsur bilginin kendisi olmaktadır. Bilgi, araştırma-geliştirme
faaliyetlerine
aktarılan insangücü, finans kaynakları ve zaman
kullanımı ile elde
edilmektedir.
Bilgi ağlarının teknik olarak sağladıkları yararlar yanında, sosyal
ve
kültürel açıdan da yararları vardır. Belge ve bilgi erişimine katkıda
bulunarak
fertlerin daha çabuk ekonomik ve doğru bilgiye
ulaşabilmeleri
yanında teknik
yada
sosyal alandaki aktivitelerden de anında
haberdar olabilmektedirler. Özellikle, son
yıllarda veri tabanlarında yer alan bibliyografik kayıtlara ait
metinlerin tamamının
ağlar yardımıyla uzak mesafelerdeki kullanıcılar tarafından kısa sürede
elde
edilebilmesi, klasik kütüphane kavramında da değişikliklere
neden olmaktadır.
Belge ve bilgi sağlama kurumlarının ortak amacı olan uluslarası ticari
ağların oluşturulması büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Çeşitli ticari kuruluşlar
tarafından geniş kullanıcılara değişik erişim programları vasıtasıyla ulaştırılan veri
tabanları, bilgi ağları vasıtasıyla sunulmaktadır. Kilometrelerce uzaklıktaki
ulusal ve
uluslararası kullanıcı, ihtiyaç duyduğu bilgiye günün her saatinde, evde, işyerinde
terminal veya terminali vasıtasıyla süratle erişebilmektedir.
Yeni teknolojik bilgilerin
sağlamış olduğu yeni fırsatların iyi bir organizasyon ile bütünleşmesinin
sonucu
olarak uzaklık kavramı bilgi edinmek isteyenler için ortadan kalkmaktadır.
Türkiye’nin de 21. yüzyıla hazırlanırken teknolojik altyapısının bilgi
çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılanması vazgeçilmez bir zaruret
olarak ülkenin öncelikleri arasında yer
almaktadır.
1980’li yıllardaki, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler bilgi
toplumunun oluşmasının başlangıç yılları olmuştur. Bilgi toplumu; cemiyette her
türlü bilgiyi üreten, bilgi ağlarına bağlanan, hazır bilgilere
erişen, erişilmiş bilgileri
kolaylıkla yayabilen ve bilgileri her sektörde kullanan toplum
olarak
tanımlanmaktadır.
Bu toplumda, toplumun tüm etkinliklerinde gerekli her tür
bilginin gerektiği her an ve her koşul altında gereken
kişilere ulaştırılabildiği bir
toplum yapısıdır. Tüm gelişmiş ülkeler ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeleri
için teknolojik bilgiden etkilenir hale gelmişlerdir.
Teknolojik gelişmenin etkileri
ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, bunun etkinliği artarak
devam etmektedir. Bu
sebeple toplumlar, bilgi birikimlerini artırarak gelişmelerini
tamamlamak, bilgiye
erişmek, erişilmiş bilgileri kullanmak, yaymak ve bunlardan teknoloji üretmek
amacıyla yoğun bir rekabete girmişlerdir.
Çağımızda gelişmiş ülkeleri,
sanayi
toplumu olmaktan çıkarak bilgi toplumu olma aşamasına ulaşmışlardır. İletişim
teknolojisinde meydana gelen gelişmeler,
bilgi toplumunun oluşturulmasında en
önemli etken olmuştur. Bilgi, yaşadığımız çağın bir
simgesi olarak kabul
edilmektedir. Son yıllarda meydana gelen bilgi patlaması araştırma-geliştirmeye
verilen önemin bir sonucudur. Teknolojik gelişmenin bir
ürünü olarak evlere kadar
uzanan bilgi ağları bilgi çağının özelliği olarak algılanmaktadır. Bu
bilgiler bilgi
otobanları denen hızlı bilgi ulaşım ağları vasıtasıyla yapılmaktadır. Çağımızda
bilginin değeri tüm diğer ekonomik araçların önüne geçmiştir.
Bilgi
toplumunun en önemli özelliklerinden bir tanesi hazır bilgilere
erişebilme imkanının olmasıdır. Enformasyon teknolojisindeki hızlı gelişme, üretim
için her türlü bilgi akışını hızlandırıp kolaylaştırdığı gibi zaman
ve mekan
kullanımında sağladığı avantajlarla, üretimde etkinlik ve verimlilik artmıştır.
Bilgi iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlarla ailenin faturaları,
bankadaki hesap durumunun öğrenilmesi ve ödenmesi, geceleyin değişik
zamanlarda gelen elektronik posta gazetesinin sabah kahvaltısında okunma
imkanı
hazırlanmaktadır. Bu teknolojik imkanlar sayesinde veri bankalarına ve insan
bilgisinin neredeyse bütününe ulaşabilmektedir.
Araştırma
faaliyetleri evdeki
terminaller yardımıyla araştırmacının iş arkadaşlarına ulaşma imkanı verdiği gibi
diğer ülkelerdeki bilim adamlarına ulaşma imkanı vermektedir.
Bu
imkanla bilim adamları arasında görüş alışverişi ve hatta
herhangi bir araştırmadaki problem tartışılabilir, çözülebilir olmuştur.
Dünyada her yıl milyonlarca bilgi üretilmekte, yayılmakta ve
kullanılmaktadır. Bunları oturup
yeniden keşfetmenin zamanı çoktan geçmiştir. Önemli
olan nerelerde ne gibi ve ne miktarda bilgiler bulunduğunu ve
bunlara nasıl erişilmesi gerektiğini bilmek ve böylece kısa zaman da
öne geçmeyi planlamak hedeflenmelidir.
Tüm bilgileri yeniden üretmeye kalkmak
imkansız olduğu kadar
buna ne zaman ne de kaynak yeter. Bunun için üretileni almak
bilinmeyeni araştırıp bulmak en doğru olanıdır. Bundan
dolayı
ülkeler
gerek kendi
bünyelerinde ve gerekse ülkeler arasında bilgi ağları oluşturmuşlardır. Bunlar
bilgi
üreten, bilimsel yayımlardan dökümanlar çıkaran, araştırma
personelinin eğitimini
üstlenen odaklardır.
Çağımızda bilgi
insan için vazgeçilmez bir öneme sahip olmuştur.
Bilginin derlenerek denetim altına alınması, bilgi işlem
metodlarıyla kullanıma hazır
hale getirilen bilginin ekonomik, toplumsal ve bilimsel gelişmelere katkısı daha da
önem kazanmıştır.
Günümüzde bilim-teknolojideki gelişmeler hayat tarzımızı etkileyerek,
toplumların bilgi toplumu olmasına neden olmuştur. Bilgi
çağına giren
ülkelerde
olduğu gibi Türkiye içinde bilginin etkin olarak derlenmesi,
saklanması, işlenmesi,
yayılması ve iletişimi, ekonomik, sosyal ve teknik ilerleme için kritik önem
taşımaktadır. Bilgi ve bilgi mühendisliği, bilgisayar donanımı ve yazılım, veri
iletişimi, veri gizliliği ve şifreleme gibi konularda beraber, uzman
sistemler ve
robotlar gibi diğer yapay zeka uygulamaları ile ilgili
meslek alanları ve uygulamalar
da gerekmektedir.
Kütüphanecilik, yayıncılık ve haberleşme gibi alanlar, kısaca
enformasyon adı verilen alanın da bu
alan ile yakın ilgisi bulunmaktadır.
Bilgi, tarih boyunca değişik şekillerde depolanmıştır.
Önceleri, bilgiler;
taş, deri, kil tabletler, papirüs gibi materyallerin üzerine
kaydedilmiş ve günümüze
kadar gelmişlerdir. Günümüzde bu bilgiler, basılı yayınlar,
filmler, delikli kartlar,
teyp, disk, değişik mikroformlar ve elektronik
bilgisayar şeklinde bilgiyi kaydeden
belge türleri olarak gelişmektedir. Bilgi teknolojisinin önemli
araçlarından olan
bilgisayar
otomatik olarak bilgiyi işleme koyabilen araçlardır.
HAZIRLAYAN LEMAN ÖZDİLEK









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder