28 Kasım 2013 Perşembe



2013 YILI  MART AYINDA KUTLANAN 'KÜTÜPHANE HAFTAMIZLA' İLGİLİ GÖRÜNTÜLER.





                Daha iyiyi bulma arzusu, teknolojik bilginin ulaştığı sınırsız imkanlarla 
birleşerek yeni teknolojik imkanlarla küçülen dünyada, toplumların bilgilerini
artırarak onları her gün daha ileri noktalara ulaştırmaktadır.
İnsanın yaşadığı tüm zaman dilimlerinde bilgi sürekli ön planda yer
almıştır. Ancak, bilgi hiç bir dönemde bu kadar öneme sahip olmamıştır. Öyle ki,
gelişmişliğin ölçü birimi sahip olunan bilgi, bilginin etkinliği de yeni bir bilgi üretimi olmuştur.






                    Bilginin kullanımı arttıkça üretim yapısı da değişmekte, bilgi; iş gücü ve
sermayeden de önemli bir faktör olarak üretime girmektedir. Bilgi toplumunda en
önemli unsur bilginin kendisi olmaktadır. Bilgi, araştırma-geliştirme faaliyetlerine


aktarılan insan gücü, finans kaynakları ve zaman kullanımı ile elde edilmektedir.








                   Bilgi ağlarının teknik olarak sağladıkları yararlar yanında, sosyal ve
kültürel açıdan da yararları vardır. Belge ve bilgi erişimine katkıda bulunarak
fertlerin daha çabuk ekonomik ve doğru bilgiye ulaşabilmeleri yanında teknik yada
sosyal alandaki aktivitelerden de anında haberdar olabilmektedirler. Özellikle, son
yıllarda veri tabanlarında yer alan bibliyografik kayıtlara ait metinlerin tamamının
ağlar yardımıyla uzak mesafelerdeki kullanıcılar tarafından kısa sürede elde


edilebilmesi,
klasik kütüphane kavramında da değişikliklere neden olmaktadır.






                   Belge ve bilgi sağlama kurumlarının ortak amacı olan uluslarası ticari
ağların oluşturulması büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Çeşitli ticari kuruluşlar
tarafından geniş kullanıcılara değişik erişim programları vasıtasıyla ulaştırılan veri
tabanları, bilgi ağları vasıtasıyla sunulmaktadır. Kilometrelerce uzaklıktaki ulusal ve
uluslararası kullanıcı, ihtiyaç duyduğu bilgiye günün her saatinde, evde, işyerinde
terminal veya terminali vasıtasıyla süratle erişebilmektedir. Yeni teknolojik bilgilerin
sağlamış olduğu yeni fırsatların iyi bir organizasyon ile bütünleşmesinin sonucu


olarak uzaklık kavramı bilgi edinmek isteyenler için ortadan kalkmaktadır.







Türkiye’nin de 21. yüzyıla hazırlanırken teknolojik altyapısının bilgi
çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılanması vazgeçilmez bir zaruret
olarak ülkenin öncelikleri arasında yer almaktadır.







                   1980’li yıllardaki, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler bilgi
toplumunun oluşmasının başlangıç yılları olmuştur. Bilgi toplumu; cemiyette her
türlü bilgiyi üreten, bilgi ağlarına bağlanan, hazır bilgilere erişen, erişilmiş bilgileri
kolaylıkla yayabilen ve bilgileri her sektörde kullanan toplum olarak
tanımlanmaktadır. Bu toplumda, toplumun tüm etkinliklerinde gerekli her tür
bilginin gerektiği her an ve her koşul altında gereken kişilere ulaştırılabildiği bir
toplum yapısıdır. Tüm gelişmiş ülkeler ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeleri
için teknolojik bilgiden etkilenir hale gelmişlerdir. Teknolojik gelişmenin etkileri
ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, bunun etkinliği artarak devam etmektedir. Bu
sebeple toplumlar, bilgi birikimlerini artırarak gelişmelerini tamamlamak, bilgiye
erişmek, erişilmiş bilgileri kullanmak, yaymak ve bunlardan teknoloji üretmek


amacıyla yoğun bir rekabete girmişlerdir.






                 Çağımızda gelişmiş ülkeleri, sanayi
toplumu olmaktan çıkarak bilgi toplumu olma aşamasına ulaşmışlardır. İletişim
teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, bilgi toplumunun oluşturulmasında en


önemli etken olmuştur. Bilgi, yaşadığımız çağın bir simgesi olarak kabul edilmektedir.







 Son yıllarda meydana gelen bilgi patlaması araştırma-geliştirmeye
verilen önemin bir sonucudur. Teknolojik gelişmenin bir ürünü olarak evlere kadar
uzanan bilgi ağları bilgi çağının özelliği olarak algılanmaktadır. Bu bilgiler bilgi
otobanları denen hızlı bilgi ulaşım ağları vasıtasıyla yapılmaktadır. Çağımızda


bilginin değeri tüm diğer ekonomik araçların önüne geçmiştir.









               Bilgi toplumunun en önemli özelliklerinden bir tanesi hazır bilgilere
erişebilme imkanının olmasıdır. Enformasyon teknolojisindeki hızlı gelişme, üretim
için her türlü bilgi akışını hızlandırıp kolaylaştırdığı gibi zaman ve mekan
kullanımında sağladığı avantajlarla, üretimde etkinlik ve verimlilik artmıştır.
Bilgi iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlarla ailenin faturaları,
bankadaki hesap durumunun öğrenilmesi ve ödenmesi, geceleyin değişik
zamanlarda gelen elektronik posta gazetesinin sabah kahvaltısında okunma imkanı hazırlanmaktadır.






Bu teknolojik imkanlar sayesinde veri bankalarına ve insan
bilgisinin neredeyse bütününe ulaşabilmektedir. Araştırma faaliyetleri evdeki
terminaller yardımıyla araştırmacının iş arkadaşlarına ulaşma imkanı verdiği gibi


diğer ülkelerdeki bilim adamlarına ulaşma imkanı vermektedir.




          
  Bu imkanla bilim  adamları arasında görüş alışverişi ve hatta herhangi bir araştırmadaki problem tartışılabilir, çözülebilir olmuştur. Dünyada her yıl milyonlarca bilgi üretilmekte, yayılmakta ve kullanılmaktadır. Bunları oturup yeniden keşfetmenin zamanı çoktan geçmiştir. Önemli olan nerelerde ne gibi ve ne miktarda bilgiler bulunduğunu ve bunlara nasıl erişilmesi gerektiğini bilmek ve böylece kısa zaman da öne geçmeyi planlamak hedeflenmelidir.






 Tüm bilgileri yeniden üretmeye kalkmak imkansız olduğu kadar buna ne zaman ne de kaynak yeter. Bunun için üretileni almak
bilinmeyeni araştırıp bulmak en doğru olanıdır. Bundan dolayı ülkeler gerek kendi
bünyelerinde ve gerekse ülkeler arasında bilgi ağları oluşturmuşlardır. Bunlar bilgi
üreten, bilimsel yayımlardan dökümanlar çıkaran, araştırma personelinin eğitimini üstlenen odaklardır.





              Çağımızda bilgi insan için vazgeçilmez bir öneme sahip olmuştur.

Bilginin derlenerek denetim altına alınması, bilgi işlem metodlarıyla kullanıma hazır
hale getirilen bilginin ekonomik, toplumsal ve bilimsel gelişmelere katkısı daha da önem kazanmıştır.







               Günümüzde bilim-teknolojideki gelişmeler hayat tarzımızı etkileyerek,
toplumların bilgi toplumu olmasına neden olmuştur. Bilgi çağına giren ülkelerde
olduğu gibi Türkiye içinde bilginin etkin olarak derlenmesi, saklanması, işlenmesi,
yayılması ve iletişimi, ekonomik, sosyal ve teknik ilerleme için kritik önem
taşımaktadır. Bilgi ve bilgi mühendisliği, bilgisayar donanımı ve yazılım, veri
iletişimi, veri gizliliği ve şifreleme gibi konularda beraber, uzman sistemler ve
robotlar gibi diğer yapay zeka uygulamaları ile ilgili meslek alanları ve uygulamalar
da gerekmektedir. 



                                                                                                                                           


                Kütüphanecilik, yayıncılık ve haberleşme gibi alanlar, kısaca
enformasyon adı verilen alanın da bu alan ile yakın ilgisi bulunmaktadır.
Bilgi, tarih boyunca değişik şekillerde depolanmıştır. Önceleri, bilgiler;
taş, deri, kil tabletler, papirüs gibi materyallerin üzerine kaydedilmiş ve günümüze kadar gelmişlerdir.





 Günümüzde bu bilgiler, basılı yayınlar, filmler, delikli kartlar,
teyp, disk, değişik mikroformlar ve elektronik bilgisayar şeklinde bilgiyi kaydeden
belge türleri olarak gelişmektedir. Bilgi teknolojisinin önemli araçlarından olan

bilgisayar otomatik olarak bilgiyi işleme koyabilen araçlardır.




HAZIRLAYAN LEMAN ÖZDİLEK


27 Kasım 2013 Çarşamba

YEŞİLHİSAR İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ









İlçemiz Halk kütüphanesinin Tarihçesi:

             İlçemiz Halk Kütüphanesi binası , 1965 yılında Yeşilhisar ‘ımızda  kurulan   Kütüphane yaptırma ve yaşatma derneği tarafından yaptırılmıştır. O tarihteki dernek başkanı Avukat Osman Yalçın DEĞİRMENCİ ve kurucu üyeleri tarafından beş yıl süreyle görev yapmışlardır.

              1970 yılında inşaatı tamamlanmış  olan kütüphane binası halkımızın hizmetine sunulmuştur. Dernek yöneticileri  tarafından Bakanlığımızca atanan görevli memura kütüphanenin devri yapılmış hizmet vermeye devam etmiştir.  İlçemiz halk kütüphanesi amacına uygun olarak inşa edilmediğinden dolayı yetersiz gelmektedir. Bu nedenle 100 m2 lik salonumuzda Yetişkinler bölümü, Çocuk bölümü, Müracaat bölümü, Süreli yayınlar bölümü ve genel kitaplar bölümü olarak hizmet vermektedir.  Şu anki binamızın çok iyi bir hizmet verebilmesi için binamızın büyütülmesi gerekmektedir.

              Binamız Milli Emlak Genel Müdürlüğüne ait olup süresiz kullanma hakkı Bakanlığımıza aittir. Kütüphanemiz 1999 yılında genel bakım ve onarımı yapılmış ve büyük oranda sorunları giderilmiş bu günkü hali ile halkımıza ve okurlarımıza hizmet vermeye devam etmektedir.






Kütüphanemizin Görev Alanı :

İlçemiz halk Kütüphanesi, merkezimize ve merkezimize bağlı bulunan köylerimiz ve taşra teşkilatına  hizmet vermektedir. Kütüphanemiz İlçe ve köylerde bulunan okul  Öğrencilerimize , elimizde bulunan kısıtlı imkanlarla  en iyi hizmet vermeye devam etmektedir. Bütün  halkımıza yediden yetmişine kütüphanemizden faydalanmalarını amaçlayan  çalışmalarımızı titizlikle sürdürmekteyiz.  İlçemizin yüzde  seksen beşi  çiftçilikle uğraşması nedeniyle okumaya zaman ayıramamaktadır. 

Kütüphanemiz Personel Durumu:

              Türkiye Genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak İl, İlçe, Köy ve Kasabada olmak üzere toplam 1167 adet kütüphanemiz mevcuttur. Bu sayımız her geçen gün artmaktadır.

  






Kütüphanemizde ki Teknik ve Faaliyet Çalışmaları:


                 İlçemiz Halk  Kütüphanesi hizmet binasında demirbaşta kayıtlı çeşitli konulardan oluşan mevcut 11905 adet kayıtlı kitaplarımız bulunmaktadır. Kütüphanemizde  bulunan kitaplarımız on konu başlığı altında toplanmıştır. Bunları konularına göre şöyle sıralayalım.

                  0- Genel konular.  1- Felsefe Konuları.   2- Dini Konular.  3- Sosyal Bilimler.  4- Dil Bilimi Konuları. 5- Nazari Bilimler.   6- Tatbiki Bilimler.  7- Güzel Sanatlar.  8- Edebiyat Konuları.  9- Tarih ve Coğrafya  Konuları.  10- Müracaat Kitapları.   Guruplar halinde konu başlıkları kütüphanemizde oluşturulmuştur.
 
                  Saymış olduğumuz konu başlıklı mevcut kitaplarımızdan yıl içerisinde 26948 okuyucumuz faydalanmıştır. Yıl içerisinde 4742 adet  roman, hikaye ve benzeri kitaplarımız evlerde okunmak üzere  kütüphanemizce ödünç olarak okuyucularımıza verilmiştir. Yıl içerisinde  19 adet öğrencimiz  kütüphanemize üye kaydı yaptırmıştır. Yıl içerisinde ciltlettirilmiş kitap yoktur.  19 adet süreli yayınlara ait olan dergilerimiz gelmekte olup okuyucumuz hizmetine sunulmaktadır. Kütüphanemizce verilen hizmetlerin karşılığında hiçbir okuyucumuzdan ücret talep edilmez.

İlçemiz Halk Kütüphanesi adına yıl içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca satın alınarak kitaplar gönderilir. Bu kitaplarımızın alfabetik dizini yapılır. Dizini yapılan her bir kitaba demirbaş numarası ve tasnif numarası verilerek kitaplar üzerine işlenir mühürlenir siz okurlarımızın hizmetine sunulur. İşlemleri tamamlanan kitaplar raflarda yerlerine yerleştirilerek koleksiyona kazandırılmış olur.
    
İlçemiz Halk kütüphanesinde yılın ikinci yarısında İlçemiz Kaymakamı’ndan onay alınarak sayım komisyonu oluşturulur.  Kütüphanemiz de mevcut bulunan kitaplarımızın sayımı yapılır. Kütüphanemizde bulunan kitapların yıpranması ve kullanılamaz halde olanları komisyonca alınan kararla demirbaştan kayıtları düşürülür. Öğrencilerimiz tarafından kaybedilen kitaplarımız kaybeden şahıs tarafından ödenir. Çalınan kitaplar var ise o kitaplarımız da kütüphanemiz görevlisi tarafından kitap bedeli devlete ödenir. Bu husus ta bütün okurlarımızdan duyarlı olmalarını kendilerinden istiyoruz.
     
İlçemiz halk kütüphanesine ait olan kitaplarımızın müdürlüğümüzce verilen sayı oranınca elli veya yüz adet kitaplarımız ciltlenir. Cildin özelliği kitapların ömrünü uzatmak ve daha uzun süreli kullanmak içindir. Cilt den gelen kitapların sırtlarına kitabın adı, demirbaş numarası, yazarın soyadının ilk üç harfi yazılır. Kurutularak tekrar yerlerine yerleştirilir. Tekrar bu kitaplarımıza konularını belirleyen bandrol dediğimiz renkli şeritler yapıştırılır. Bu çalışmalar kütüphanecilerimizin günü birlik yapmış olduğu çalışmalardır.  Bu çalışmalara kütüphaneci terimi olarak teknik çalışmalar deniliyor.


Diğer çalışmalar ise gibi yapılan kutlamalardır. Örnek olarak Kütüphane haftası veya turizm haftası, 23 Nisan vb. gibi yapılan çalışma ve etkinlere de kütüphaneci terimi olarak faaliyet çalışmaları deniliyor. Bu çalışma sonuçları rapor halinde İlimiz Kültür ve turizm müdürlüğüne gönderilir. 










Kütüphane :



Kütüphane, okur ve araştırmacılar tarafından kullanılmak üzere oluşturulmuş kitap koleksiyonu ve bu tür bir koleksiyonu barındıran mekân veya yapılara biz kütüphaneler diyoruz.  Bu gün kütüphanelerimizde kitapların yanı sıra süreli yayınlar, film, dia,    ses kaydı, teyp bandı ve CD. gibi düşünce ve sanat eserlerine de yer vermektedir. Tabi ‘ki bu çalışmalarımız büyük şehir kütüphanelerimiz de mevcuttur. Bu çalışmalarda zamanla İlçe, kasaba ve köy kütüphanelerimize kadar ulaşması beklenmektedir.  Artık kütüphanelerimiz de dijital kütüphanecilik dediğimiz İnternet sistemli görsel ve işitsel çalışmalara hız vererek bütün kütüphanelerimize ağ sistemi örülmektedir.    





    

Kütüphanecilik :



Kütüphanecilik belirli bir çevrenin veya herkesin faydalanması için, belli bir amaca göre planlanmış şekilde kitap ve benzeri basılı malzemelerin bir arada toplanarak organizasyonlu şekilde okuyuculara hizmet sunan kuruluşlardır.
Batı Kültür çevrelerinin tanıdığı en eski kütüphaneler, kil tabletlerden meydana gelen Asur- Babür kültür çevrelerine ait olanlardır. Bunların en ünlüsü MÖ.626 yılından kalma Nün ova  - Asurpanibal kütüphanesidir. Tapınaklara bitişik olarak inşa edilen eski kütüphanelerin ünlüleri İskenderiye, Bergama, Efes kütüphaneleridir.
İlk Büyük Hıristiyan kütüphaneleri Kayseri, Urfa ve İstanbul’da kuruldu.
Ortaçağ kütüphanelerinde genellikle kitap mevcudu bini aşmazdı. Kitaplar büyük bir salonda rahleler üzerine konulurdu ve zincirlerle rahlelere bağlanırdı. Bu kütüphaneler zincirli kütüphaneler diye anılır ve tanınır. Üniversitelerin kuruluşları ile ortaya Üniversite kütüphaneleri çıktı. 1243 yılında Sallamanca, 1257 yılında Paris Üniversitesi kütüphaneleri kuruldu. Değişik evreler geçiren kütüphaneler, Re formasyondan sonra manastır kütüphanelerinin yerini şehir kütüphaneleri aldı. Daha sonraları bu kütüphaneler eyaletlerin Devlet ve Milli kütüphanelere dönüşümü meydana geldi ve halen günümüze kadar kullanımı ve hizmeti devam etmektedir.  
Çıkarılan yasalarla basılan eserler devlet kütüphanelerinde toplandı.

Amerikan demokrasi anlayışına bağlı olarak yeni bir kütüphane tipi ortaya çıkardı bunlarda Halk kütüphaneleri olarak anılmaya başlandı.  Bugün için eğitim ve toplumsal bakımdan bir millet üzerinde en etkin kurumlar, okullardan sonra kütüphaneler olarak belirlenmiştir.  Bunun yanı sıra özel kütüphanelerde faaliyete girmiş halka hizmet vermeye devam etmektedir.  









Türklerde Kütüphane :


            Türklerde ilk kez Orta As ya da Uygarlığın bir kütüphane oluşturduğu bilinmektedir.  Kara hoca ve Turfan kazılarında 30.000 kadar yazma eser ortaya çıkartılmıştır.  Türklerin İslam dinini kabul ettikten sonra kurdukları İlk Devlet olan Gazneliler’de   Gazneli Mahmudun büyük saray kütüphanesi ünlüydü.

 Büyük Selçuklular döneminde başkent Meru  da  camii  içinde  yer alan  Aziziye ve Kemaliye  kütüphaneleri, Medrese ve Hatun iye  kütüphaneleri gibi  on tane kütüphane kuruldu. Anadolu Selçuklularında kütüphaneler daha çok Konya da toplanmıştır.  O zamandan bugüne kadar korunan eserler halen zamanımıza kadar ulaşmıştır.
  
 Osmanlılarda genellikle bir medrese bünyesinde yer alan kütüphanelerin ilki Osman Bey döneminde İznik’ de ikincisi Lala şahin paşa tarafından Bursa’da kuruldu. İstanbul un Fethinden sonra kentteki ilk medrese Aya sof ya yakınlarında açıldı.   Bu kütüphane 1464 yılında kuruldu. Bunu zeyrek camisisindeki Eyüp sultan, Süleyman iye,  Beyazıt olmak üzere birçok camide Anadolu’da Bursa, Sivas, Van,  Kütahya,  Edirne,  Safranbolu,  Lâpseki gibi kentlerde cami kütüphaneleri kurulmuştur. 
1912 de İzmir ve Kayseri de, 1917 de Eskişehir ve Konya da 1918 de Diyarbakır da 1920 de Bursa da Milli Kütüphane adıyla yeni kütüphaneler kuruldu.  Kütüphaneci Fethi

KARATAY İstanbul Üniversitesinde bir kütüphanecilik kursu açtı.  1934 de çıkarılan kanunla 2527 sayılı kanun Türkiye’de basılan her yapıttan beş tanesini İl halk ve milli kütüphanelerde toplanması hükmü getirildi. 1976 de çıkarılan yasayla TBMM Kütüphanesinde bu kütüphaneler arasına katıldı.  Adnan ÖTÜKEN in girişimleriyle 16 Ağustos 1948 de Ankara ‘da Milli Kütüphane açıldı. Devlet tarafından kurulan kütüphaneler sayısı ve özel kütüphaneler dahil 4000 aşmıştır. Kitap sayısı ise on milyona ulaşmıştır.













Kütüphanelerin   Çalışma   Şekilleri :


Kütüphanelerimize amacına uygun yayınlar üç ana yoldan sağlanır.

1-  Satın Alma: Kültür ve Turizm Bakanlığının yayın secici kurulu üyelerinin uygun gördüğü kitaplar Bakanlığımızca satın alınarak, nüfus yoğunluğuna göre tüm kütüphanelerimize dağıtımı yapılarak demirbaş kayıtlarına geçirilir. Okuyucu hizmetine sunulmuş olurlar.

2-  Değiştirme Yolu: Bakanlığımıza bağlı İl ve İlçe, kasaba, köy kütüphaneleri arasında elinde bulunan çift nüshalı olan kaynaklar karşılıklı değiştirilir.  Bu yolla kütüphanelerdeki kaynak metaryal sayısı çoğaltılmış olur.
 
3-  Bağış Kitaplar: Türkiye’deki bulunan tüm yayın evlerinin ellerinde bulunan fazla basılmış olan kitaplar ve eserler, halkımız tarafından verilen eserlerin ücret talep etmeden verilen kitaplara bağış diyoruz. Bu yolla kütüphanelerimizdeki kaynak sayısı daha da çoğaltılmış olarak okuyucuların hizmetine sunulmuştur.  Her kütüphanenin üç ana işi vardır.  1- Mevcudu çoğaltma yani daha çok kitap girmesini sağlamak. 2- Kataloglama.
Kütüphanemize giren kitaplarımızın kimliği veya nüfus cüzdanı demektir.  Her gelen kitabın Yazar adına,  Kitap adına,  Kitabın konusu adına tek tek fiş düzenlenir. Bu hazırlanan fişler katalog dolaplarına alfabetik olarak yerleştirilir. Bütün okurlarımızın mevcut olan eserlere daha kolayca ulaşmaları sağlanır. 3- Faydalandırma. Bütün okuyucularımızın her tür kitap ve materyalden faydalanmasıdır.
  
Kütüphanemize giren bütün eserler çoğaltma bölümünde envantere geçirilir ve çoğaltma istatistikleri hazırlanır.  Kütüphane mevcudunu okuyuculara ve kütüphanecilere bildirmeye yarayan kataloglar, kataloglama bölümünde hazırlanır. Bu kataloglama işlemi eğitim almış personellerce hazırlanır. Şu an kütüphanemizde kataloglama işlemi yapılamamaktadır. Ancak Bakanlığımızca gönderilen hazırlanmış kataloglarımız çoğaltılarak alfabetik olarak yerlerine yerleştirilir.

Yaygın kütüphanecilik usullerine göre her yayına, milletler arası standartlara uygun 7,5 x 12,5 cm boyutlarında katalog kartları hazırlanır.  Kütüphaneler arası işbirliği büyük ölçüde yaygınlaştığı için bu kuralları birleştirmek üzere Milletler arası kütüphane kuruluşları arası çalışmalar yapılır.

Kütüphaneden okuyucu faydalandırmanın çeşitli yolları vardır.  Kütüphanede sadece kitaplardan faydalandırılır. Süreli yayınların son sayıları ve en çok aranan ve tek olan müracaat kitapları dışarı verilemez.  Diğer kitaplarımız okuyucularımıza ödünç olarak verilirler.

 Evlere ödünç verme bilimsel çalışmaları destekleme bakımından büyük önem taşır.  Fotokopi ve mikrofilm konusuda kütüphanelerin büyük sorunlarını çözmüş durumdadır.

 İsterse bir araştırmacı fotokopi ve mikrofilm ile bütün dünyanın kütüphanelerini kullanır hale gelmiştir. Bu durum ilçe kütüphanelerimizde mevcut olmadığı gibi söz konusuda olmamıştır. Sadece Milli kütüphanelerimizde mevcuttur.
 
Yayınlar kütüphane depolarında, bilim kollarına göre sistematik veya kütüphaneye giriş sırasına göre mekanik olarak yerleştirilirler.   İlçemiz Halk kütüphanesindeki kitapların dizim sistemi konularına göre mekanik dizilmiştir. Bunun amacı ise okur ve araştırmacıların zaman kaybı etmeden aramış olduğu konu ve kaynağa ulaşabilmesi için uygulanır.

 Mekanik dizim sistemi dediğimiz düzen ise kütüphaneci için kolaylık ancak okuyucu ve araştırmacılar için büyük zorluktur. Çünkü zaman kaybına ve yığılmalara neden olmaktadır.
 
 Konularına göre dizilmiş olan kitaplarımız da Müracaat Bölümü, romanlar Bölümü, Çocuk Bölümü,  Edebiyat, Tarih, Yakın Tarih, Osmanlı Tarihi vb. Konulardan oluşan kitaplarımız ayrı ayrı bölümlerde toplanmıştır.  Öğrenci ve okur araştırmacılara büyük kolaylıklar İlçemiz kütüphanesinde sağlanmıştır.

 Ayrıca kitaplar, dergiler ve başvuru eserleri için iyi aydınlatılmış ve döşenmiş salonları, bilginlere hazırlanmış özel çalışma odaları, Katalog odaları Ödünç verme bölümleri ve birbirlerine bağlantısı olmasına dikkat edilen yönetim, Çoğaltma, kataloglama, paketleme, Ciltleme, foto atölyesi, gibi iş yerleri bulunur.  Büyük kütüphanelerimizde yazma eser, harita, eski basmalar ve müzik bölümleri mevcuttur.

 Ancak;  İlçe, Kasaba ve köy kütüphanelerimizde bu tür çalışmalara imkânlar elvermediğinden ulaşılamamaktadır. Zamanla teknoloji çağında ilerlemeler kayıt edildiği sürece zamanı geldiği zaman İlçe kütüphanelerimizde de bu imkânları yakalayarak siz okuyucularımıza en iyi hizmeti sunacağımızı ümit ediyorum.  













Kütüphanelerde  uyulması gereken kurallar:


Ödünç kitap verme:

Halk kütüphanelerimizde, kütüphane koleksiyonu oluşturan kitap ve görsel işitsel (Video, ses kaseti, CD vb.) materyali kullanıcılara, kütüphane dışında’da yaralanabilmeleri için ücretsiz ödünç verilir
Kütüphanemizde ancak nadir eserler, Müracaat eserleri okuyucular tarafından çok sık kullanılan çok sık aranan eserler ve süreli yayınların son sayıları ödünç verilemez.
Kütüphanemizden evde okumak üzere kitap alacak olan okuyucularımız üye olma zorunluluğu vardır. Üyelik kartı olmayan okuyucuya kitap verilmez. Ancak açık adresini belirtici kimlik bıraktığı zaman verilebilir.

Kütüphanemizden ödünç verilen kitapların süresi 15 gündür. Bu süre içerisinde okuyucunun haber vermesi halinde, bekleyen yok ise 7 gün daha uzatılabilir.

Kütüphanemizde her okuyucuya bir defada üç kitap verilebilir. Ancak alınan bu kitapların birini okurken diğerlerinin hapis kalacağından yola çıkarak, diğer okuyucularımızın da faydalanmasını düşünerekten bir kitap almalarını kendilerin rica ediyoruz.  Birincisi bitip teslim edilince ikinci kitabı almaları daha uygundur.

Kütüphanemize müracaat edip üyelik kartı ile, evde okunmak üzere ödünç kitap almış okuyucularımız,  almış olduğu emaneti zamanında kirletmeden yıpratmadan kayıp etmeden teslim etmek zorundadır.

Kitapları kayıp eden okuyucular o günün değeri ile kitabı satın alarak veya bedelini ödeyerek teslimat yapmak zorundadır.  Bu şartlara uymayan okuyucularımızın üyeliği iptal edilir. Kütüphanemizden faydalandırılamaz.

Kurallar dâhilinde kütüphanemizden yediden yetmişine her kesimin faydalanma hakkına sahiptir.
Kütüphanemizden sorumluluk taşımayan küçük okuyucularımıza ödünç kitap verilmez. Ancak velileri gelip kütüphanemizden çocuklarına kitap alabilirler.

Kütüphanemizde kaynak kitaplarımızın yanı sıra müracaat kitaplarımızın yeterli düzeyde olmaması nedeniyle günümüz konularına cevap verememektedir. Bu sebeple kütüphanemizde var olan kaynaklarla hizmet vermekteyiz. Arayıp bulunamayan kitaplar ve kaynakların olmamasından kasıt aranmamalıdır.  Kütüphane görevlilerini zor duruma düşürülmemelidir.

Kütüphanemizde aranan kitaplar ve konular kütüphanecinin göstermiş olduğu bölümlerden aranmalıdır. Harici bölümlerden aranıp kütüphanenin düzeninin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Kitaplar alındığı yere konmalı rast gele yere konmamalıdır.   Her şey kütüphane görevlisinden beklenmemeli her okuyucunun kendisi araştırma yapmalıdır. Ancak bulunamadığı zaman görevliden yardım istenmelidir.

Kütüphanemize girişler düzenli olmalıdır.  Gürültüye yer vermeden sessizce hareket edilmelidir. Salonda sohbet edilmemelidir. Daha başka araştırmacılarında ders yaptığı veya Üniversiteye hazırlandığı unutulmamalıdır.  Kütüphane görevlisinden habersiz kitap götürülmemelidir ancak yakalandığı zaman hırsız damgası vurulacağını arkadaşları ve kütüphaneci gözünde değerini ve saygınlığını kaybedeceğini unutmamalıdır.  Her kayıp olan kitapları düşük ücretlerle çalışan kütüphane görevlileri tarafından ödeneceği unutulmamalıdır.  Kütüphane kurallarına uymayan ve görevliyi zor duruma düşüren hareket yapan okuyucuların sürekli takip edildiği unutulmamalıdır.

Kütüphanemizde küçük okuyucularımıza kötü örnek olacak bay ve bayan ilişkilerinin kütüphanemize taşınmaması ve bu tür ilişkilerin kütüphanemiz dışında sürdürülmesi gerekmektedir.   
Kütüphanelerin ders çalışma salonları değil araştırma merkezleri olduğu unutulmamalıdır.  Üniversite kapılarının da kütüphanemiz salonlarından geçtiği unutulmamalıdır.
.









BİLGİ TOPLUMU ÇOĞULLAŞTIRIR

Bilginin Önemi



                 Daha iyiyi bulma arzusu, teknolojik bilginin ulaştığı sınırsız imkanlarla
birleşerek yeni teknolojik imkanlarla küçülen dünyada, toplumların bilgilerini
artırarak onları hergün daha ileri noktalara ulaştırmaktadır.
İnsanın yaşadığı tüm zaman dilimlerinde bilgi sürekli ön planda yer
almıştır. Ancak, bilgi hiç bir dönemde bu kadar öneme sahip olmamıştır. Öyle ki,
gelişmişliğin ölçü birimi sahip olunan bilgi, bilginin etkinliği de yeni bir bilgi
üretimi olmuştur.

                    Bilginin kullanımı arttıkça üretim yapısı da değişmekte, bilgi; işgücü ve
sermayeden de önemli bir faktör olarak üretime girmektedir. Bilgi toplumunda en
önemli unsur bilginin kendisi olmaktadır. Bilgi, araştırma-geliştirme faaliyetlerine
aktarılan insangücü, finans kaynakları ve zaman kullanımı ile elde edilmektedir.


                   Bilgi ağlarının teknik olarak sağladıkları yararlar yanında, sosyal ve
kültürel açıdan da yararları vardır. Belge ve bilgi erişimine katkıda bulunarak
fertlerin daha çabuk ekonomik ve doğru bilgiye ulaşabilmeleri yanında teknik yada
sosyal alandaki aktivitelerden de anında haberdar olabilmektedirler. Özellikle, son
yıllarda veri tabanlarında yer alan bibliyografik kayıtlara ait metinlerin tamamının
ağlar yardımıyla uzak mesafelerdeki kullanıcılar tarafından kısa sürede elde
edilebilmesi, klasik kütüphane kavramında da değişikliklere neden olmaktadır.

                   Belge ve bilgi sağlama kurumlarının ortak amacı olan uluslarası ticari
ağların oluşturulması büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Çeşitli ticari kuruluşlar
tarafından geniş kullanıcılara değişik erişim programları vasıtasıyla ulaştırılan veri
tabanları, bilgi ağları vasıtasıyla sunulmaktadır. Kilometrelerce uzaklıktaki ulusal ve
uluslararası kullanıcı, ihtiyaç duyduğu bilgiye günün her saatinde, evde, işyerinde
terminal veya terminali vasıtasıyla süratle erişebilmektedir. Yeni teknolojik bilgilerin
sağlamış olduğu yeni fırsatların iyi bir organizasyon ile bütünleşmesinin sonucu
olarak uzaklık kavramı bilgi edinmek isteyenler için ortadan kalkmaktadır.

                   Türkiye’nin de 21. yüzyıla hazırlanırken teknolojik altyapısının bilgi
çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılanması vazgeçilmez bir zaruret
olarak ülkenin öncelikleri arasında yer almaktadır.

                   1980’li yıllardaki, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler bilgi
toplumunun oluşmasının başlangıç yılları olmuştur. Bilgi toplumu; cemiyette her
türlü bilgiyi üreten, bilgi ağlarına bağlanan, hazır bilgilere erişen, erişilmiş bilgileri
kolaylıkla yayabilen ve bilgileri her sektörde kullanan toplum olarak
tanımlanmaktadır.

 Bu toplumda, toplumun tüm etkinliklerinde gerekli her tür
bilginin gerektiği her an ve her koşul altında gereken kişilere ulaştırılabildiği bir
toplum yapısıdır. Tüm gelişmiş ülkeler ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeleri
için teknolojik bilgiden etkilenir hale gelmişlerdir. Teknolojik gelişmenin etkileri
ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, bunun etkinliği artarak devam etmektedir. Bu
sebeple toplumlar, bilgi birikimlerini artırarak gelişmelerini tamamlamak, bilgiye
erişmek, erişilmiş bilgileri kullanmak, yaymak ve bunlardan teknoloji üretmek
amacıyla yoğun bir rekabete girmişlerdir.

                 Çağımızda gelişmiş ülkeleri, sanayi
toplumu olmaktan çıkarak bilgi toplumu olma aşamasına ulaşmışlardır. İletişim
teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, bilgi toplumunun oluşturulmasında en
önemli etken olmuştur. Bilgi, yaşadığımız çağın bir simgesi olarak kabul
edilmektedir. Son yıllarda meydana gelen bilgi patlaması araştırma-geliştirmeye
verilen önemin bir sonucudur. Teknolojik gelişmenin bir ürünü olarak evlere kadar






uzanan bilgi ağları bilgi çağının özelliği olarak algılanmaktadır. Bu bilgiler bilgi
otobanları denen hızlı bilgi ulaşım ağları vasıtasıyla yapılmaktadır. Çağımızda
bilginin değeri tüm diğer ekonomik araçların önüne geçmiştir.

               Bilgi toplumunun en önemli özelliklerinden bir tanesi hazır bilgilere
erişebilme imkanının olmasıdır. Enformasyon teknolojisindeki hızlı gelişme, üretim
için her türlü bilgi akışını hızlandırıp kolaylaştırdığı gibi zaman ve mekan
kullanımında sağladığı avantajlarla, üretimde etkinlik ve verimlilik artmıştır.

Bilgi iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlarla ailenin faturaları,
bankadaki hesap durumunun öğrenilmesi ve ödenmesi, geceleyin değişik
zamanlarda gelen elektronik posta gazetesinin sabah kahvaltısında okunma imkanı
hazırlanmaktadır. Bu teknolojik imkanlar sayesinde veri bankalarına ve insan
bilgisinin neredeyse bütününe ulaşabilmektedir. Araştırma faaliyetleri evdeki
terminaller yardımıyla araştırmacının iş arkadaşlarına ulaşma imkanı verdiği gibi
diğer ülkelerdeki bilim adamlarına ulaşma imkanı vermektedir. 
                                  
                 Bu imkanla bilim  adamları arasında görüş alışverişi ve hatta herhangi bir araştırmadaki problem tartışılabilir, çözülebilir olmuştur. Dünyada her yıl milyonlarca bilgi üretilmekte, yayılmakta ve kullanılmaktadır. Bunları oturup yeniden keşfetmenin zamanı çoktan geçmiştir. Önemli olan nerelerde ne gibi ve ne miktarda bilgiler bulunduğunu ve bunlara nasıl erişilmesi gerektiğini bilmek ve böylece kısa zaman da öne geçmeyi planlamak hedeflenmelidir.


 Tüm bilgileri yeniden üretmeye kalkmak imkansız olduğu kadar buna ne zaman ne de kaynak yeter. Bunun için üretileni almak
bilinmeyeni araştırıp bulmak en doğru olanıdır. Bundan dolayı ülkeler gerek kendi
bünyelerinde ve gerekse ülkeler arasında bilgi ağları oluşturmuşlardır. Bunlar bilgi
üreten, bilimsel yayımlardan dökümanlar çıkaran, araştırma personelinin eğitimini
üstlenen odaklardır.

               Çağımızda bilgi insan için vazgeçilmez bir öneme sahip olmuştur.
Bilginin derlenerek denetim altına alınması, bilgi işlem metodlarıyla kullanıma hazır
hale getirilen bilginin ekonomik, toplumsal ve bilimsel gelişmelere katkısı daha da
önem kazanmıştır.

               Günümüzde bilim-teknolojideki gelişmeler hayat tarzımızı etkileyerek,
toplumların bilgi toplumu olmasına neden olmuştur. Bilgi çağına giren ülkelerde
olduğu gibi Türkiye içinde bilginin etkin olarak derlenmesi, saklanması, işlenmesi,
yayılması ve iletişimi, ekonomik, sosyal ve teknik ilerleme için kritik önem
taşımaktadır. Bilgi ve bilgi mühendisliği, bilgisayar donanımı ve yazılım, veri
iletişimi, veri gizliliği ve şifreleme gibi konularda beraber, uzman sistemler ve
robotlar gibi diğer yapay zeka uygulamaları ile ilgili meslek alanları ve uygulamalar
da gerekmektedir.                                                                                                                                              
                 Kütüphanecilik, yayıncılık ve haberleşme gibi alanlar, kısaca
enformasyon adı verilen alanın da bu alan ile yakın ilgisi bulunmaktadır.
Bilgi, tarih boyunca değişik şekillerde depolanmıştır. Önceleri, bilgiler;
taş, deri, kil tabletler, papirüs gibi materyallerin üzerine kaydedilmiş ve günümüze
kadar gelmişlerdir. Günümüzde bu bilgiler, basılı yayınlar, filmler, delikli kartlar,
teyp, disk, değişik mikroformlar ve elektronik bilgisayar şeklinde bilgiyi kaydeden
belge türleri olarak gelişmektedir. Bilgi teknolojisinin önemli araçlarından olan
bilgisayar otomatik olarak bilgiyi işleme koyabilen araçlardır.




HAZIRLAYAN LEMAN ÖZDİLEK